(!)

18/6/2009 - Sıçrayış(!)

Gözlerimdeki sancılar ne zaman sonlanacak?
Ne zaman bitecek bu çağresizlik... Biyerlerim acıyor, isimlerini bilmediğim yerlerim. Kurtulamıyorum bu sancıdan... Neden sadece geceleri???
Neden!
Uykularıma mı garezi...Sevdiğim şeyler teker teker gitti benden, uyukumda gidiyor!
Cevabı yokmu?
Neden sadece geceleri!...
Teker teker giden herşey, teker teker geliyor hayatıma! Heyecanım, kelebeklerim, mutluluğum... (ama daha önce hiç kelebeğim olmamıştı ki benim)
Bana sen verdin kelebekleri...
Sen bana ne çok şey verdin...
Hadi uykularımıda ver! Sıçrıyarak uyanmaktan çok sıkıldım... Ellerimi tutsan belki geçecek... Ellerin ellerimde uyumayı istiyorum, sıçramamak istiyorum! Huzurumu hazırlamışken, huzurun içindeyken, gecelerdeki uykularımda istiyorum seni ellerinle uyumak!
Sen bana bi çok şeyi geri getirdin... Bi çok yeni şeyde verdin... Ne olur gecelerdeki uykularımıda bul!
Sıçrıyarak uyanmayayım artık!...
Gözlerim acıyor!
Adını bilmediğim bi çok yerim daha acıyor!
Kısır bi döngü içerisindeyim!
ÇIKIŞ YOK!
Hadi uzat ellerini sıkıca tut ellerimi çek yanına!...
Sıçramama izin verme,  bekle beni sabaha kadar ne olur!
Gecelerden korkar oldum gecelerimden sen gideli....
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - O...pu!...

Küçükken ne zaman ilk çıkacak şarkı benim kaderime olsun dedimse çıkan ilk şarkı hep aynadan gelincik oldu....
annenin kaderi kıza dedikleri bu olsa gerek!
3 kuşaktır böyle süre gelmiş bizim ailede!
annelerin kaderi  kızlara geçmiş!
namus yok bizim ailemizde... kişisel olmasada bir takım orospuluklar yaşamışız hep!...
orospunun kızlarıda orospu olmuş!
bizler bir orospuyuz....
benden satmak değildir orospuluk!
çeşitleri vardır bunun! bizler birer orospuyuz!... annemizin kaderini yaşıyoruz bitmek bilmez bu hayatta! mutlumuyuz? kim bilebilirki.... ne şekillerde geldik bu yaşlara! geelecekten beklentilerimiz neler. kim bilebilirki?????????*......
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - Sanki Benim Hiç Senim Olmamış Gibi...

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığımı. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - Tecavüz!

Sankristçe öpmeler yaptım sana Dudaklarımla
Yanlızlığımın altına sakladım kendimi görme diye.Orospuluktan öteye bi alışkanlık bu bende...Elimi yüzümü okuyan ilkokul çocukları gibi.

Üstüme binip tecavüz edişin kadar uzaksın duygularıma.Bir yanım her durumaa müsaitken geldin.Bir yanım O kadar ister.İçimde ne aç hevesler!

Acı ile,Aşk ile büyüttüm kendimi...Süt kokan agızlar öptü dudaklarımdan,bir parça dudağındım arta kalan.


Teninin tuzu yaktı dilimi damağımı,kanlı bi prezervatiften öteye gidemedi sevdamız.Artık oruç tutuyorum aşka.Bütün secdelerim acımasızlığa...

Sen oğlanları ağına düşüren koca acımasız bi dev,bi türlü karşına çıkmadı namus...

Hayatımdaki ikinci iblis sensin.Alevinle yaktın kuyumu.bir tek mumu bile yakmadın namus...

Üstüne romeo kılıfı geçirmiş bir Tecavüzcüden öteye gidemedin.


(ALINTIDIR)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - SAÇMA SAPAN BİŞEY ANLAMI YOK!

                  

Camın kenarında oturmuştum yine…
Sersemce geçen günlerden biriydi sanırım! Net bir şey kalmadı aklımda o güne dair… Ama önemli şeyler olmuştu sanırım… Anımsamaya çalışıyorum.
Net resimler yok tabiî ki, sadece kişiliği yitmiş siluetler var gözlerimin önünde… Ben dolaylı anlatım insanı değilim aslında ama (çelişki kelimesi) insanlıktan çıkmışçasına, emin olmayan tuşlara basıyorum… Mutsuzum, sonu nereye gidiyor bu yazının? Kimle neyi paylaşıyorum? Korkularım başladı yine! Birilerinin çekip alması, kurtarması lazım bu durumdan… Maalesef birilerine muhtacım yine, muhtaçlık modları içerisinde kayboluşumu izliyorum, uzaktan!
Sigara molası vermem gerekiyor başlangıç olayını yakalayabilmem için… Mola…
Dönüşler beni her zaman yaralamıştır, ben başlangıçlarını kaçırdığım olayları yakalama peşinde koşan bir zavallıyım sadece! Pişmanlıklar peşimde, dur demesi lazım birilerinin DUR! Bitmiyor ki sancılar, dönüşe geçiyorum, bekleyin…
Anımsadığım kadarı ile siyah paltolu biri geçiyordu camın önünden, ışığımın yanmamasına rağmen beni gördü… Ürperdim, ama o gülümsedi ve kayboldu… Uzun süre geçmedi, ben hala camın kenarında akıl oyunu oynamaya çalışıyordum, tekrar belirdi karşımda ve caddenin elektrikleri kesildi… Puf… Bir ateş yakma gereci parladı, sanırım çakmak… Minik bir ışık veee sessizlik! Ordaydı, bir ileri bir geri sessiz karanlıkta benim akıl oyunuma katıldı! İzlediğimin farkındaydı yabancı…
Gölgeler üzerime geliyor! Müsaade etmiyorlar, tuşlar kayboldu yine, yine yardım mecburiyeti, kurtarın beni ne olur…
Camın altına doğru yaklaştı karanlıktaki küçük ışık, yere düştü ve bitti… Sonra ayak sesleri, tak takk takkk sessiz bir sesi vardı ayaklarından çıkan sesin, hatırlayamıyorum! Üzerime gelmeyin sonu olmayan bir hikâye daha işte, olmuyor yapamıyorum!
Biten günlerin acısı içimde… Anlamıyorsunuz! Anlatamıyorum, tuşlar yokluk modunda… Bende öyle… BİTTİ!
Siz hangi çaresizliğin çaresisiniz ki hükmedeceksiniz… Ne biliyorsunuz ki, ne yaşadınız ki Bokluktan başka? Kocaman bi Boksunuz!
Beni yokluğunuzla çürüttünüz! Varlığınız sizin olsun! Bütün cümleleri başa aldım, unutun hepsini, okumadınız siz benim bensizliğimi… Vazgeçtim! kimseye ihtiyacım yok benim. Bitişimi ben göreceğim siz değil… Cümlelerime o anlamsız sandığınız üç noktaların anlamını ben bileceğim sizde anlamsız kalacak!
Anlamınız yok ki anlam bulun! İma etmiyorum ki yazıyorum! Kullanamıyorsunuz ki aklınızı anlayın. Şimdi gidiyorum… Dönmeyecek bu cansız salaklık hali, son kez okuyabilirsiniz! Ömrü bir haftalık olan bu yazı yedinci günün sonunda kendi kendini imha edecektir!
Yalnızlığınıza emanet!
Öldüm!

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bunca yıl sırtımda bir sürü insan taşıdım..! Üstümü yaşamak bildiler altımı ölüm..! Oysa ben aldatan çizgimin kesinliğinde..! Çoğunun üstümde öldüğünü gördüm..!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

pi24